LONDON +44 (754) 122 2593

42 Harley Street W1G 9PR London, UK

İSTANBUL +90 (212) 230 9797

Tesvikiye Cad. Bayer Apt. No:63 Kat: 6, 34365 Nisantasi Istanbul

KÖK HÜCRE TEDAVİLERİ

Kök hücre nedir?

Döllenmiş tek bir hücreden başlayarak canlıyı oluşturan, vücuttaki tüm hücrelere dönüşebilen ve limitsiz çoğalabilme özellikleriyle kendilerini devamlı yenileyebilen hücrelere, tüm hücrelerin kaynağı anlamında kök hücre adı verilmiştir.

Kök hücreler yeteneklerine, olgunlaşma durumlarına ya da oluşturabilecekleri doku üst guruplarına göre çeşitli isimler alıyorlar. Kök hücreler hem canlının vücut bulmasında hem de vücudun yaşamını sürdürebilmesinde tek önemli kaynaktır. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler kök hücrelerin tıpta kullanımını (tedavi amaçlı) mümkün hale getirmiştir.

Tıpda tedavi amaçlı kullanılan kök hücreler sadece belirli doku hücrelerine dönüşebilen öncü doku hücreleridir. Embriyonik kök hücre değillerdir.

Kök hücreler nerede bulunurlar ve ne işe yararlar?

Erişkin bir kişinin tüm dokularında o dokunun bütünlüğünü ve devamlılığını sağlamak için doku hücrelerinin küçük bir yüzdesi kadar sadece o ve benzeri dokuları oluşturabilen Erişkin Kök Hücreleri bulunur. Bu multipotent karakterli erişkin kök hücreleri bir sonraki aşamada, doku hücrelerine farklılaşacaklarından, bunlaröncüdokuhücreleri olarak da isimlendirilebilirler. Bu hücrelerin görevleri, yaralanma, hastalık ve diğer nedenlerle oluşabilecek doku hasarı veya kaybını telafi etmek, onarmaktır. Mesela parmağımızı yaraladığımızda, yaranın iyileşmesi bu şekilde sağlanır. Tüm insanları yakından ilgilendiren doku yaşlanması, zamana yayılmış yavaş bir doku kaybı olduğundan ne yazık ki öncü doku hücrelerini uyaramamaktadır.

Kök hücre tedavisi yeni mi?

Önceleri kök hücreler sadece kemik iliğinden alınıyordu. Kemik iliğine iğne batırmak, biyopsi yapmak, bu az miktarda alınabilen hücreleri haftalarca çoğaltmak riskli bir işlemdi. Son yıllarda öğrenildi ki kök hücreler yağ dokuda çok daha fazla miktarda var, hatta kemik iliğinden 500 kat fazla. Son iki senedir geldiğimiz noktada yağ doku içindeki kök hücreleri ayırabiliyoruz. Hücre öldürmeden yapılan liposuction'dan elde edilen hücrelerin içinden kök hücreler özel bir yöntemle ayrılıyor ondan sonrası hastanın ya da doktorun hayal gücüne kalmış.

Kök hücreler estetikte nasıl kullanılıyor?

Kök hücreler vücutta ki tüm dokularda belli oranlarda bulunurlar ancak yağ dokusunda çok fazla bulunduğu gösterilmiştir.

Günümüz koşulları bize hep daha az keserek ama daha hızlı bir şekilde hastayı toparlayacak küçük ameliyatlarla efektif yöntemlere zorluyor. Ameliyatlar kısalıyor, kolaylaşıyor, kesiler küçülüyor. İple asma yöntemi uygulanıyor. Bizim yaptığımız iş bir anlamda makro düzeyde problemleri çözmek. Derinin yaşlanmasındaki asıl problem içindeki kollajen liflerin azalması. Deri mikroskopik düzeyde yaşlanıyor. Bunu gerçekten tedavi etmek istiyorsak hücresel bir şeyler yapmamız gerekiyor. Bizim bugüne dek yaptığımız deriyi çekip germe (lifting) yani sadece sorunu gidermekti. Yeni arayışlar bizim mesleğimizin içine de doku mühendisliğini soktu. Şimdi bizim yaptığımızın adı estetik doku mühendisliği.

Aslında teknolojik gelişme o kadar hızlı ki kök hücre ve teknolojisini yeni yeni kullanmaya başlarken daha yeni bir teknoloji koşarak geliyor. Nano teknoloji adı verilen bu teknolojide tedavi hücrelerle değil moleküller düzeyinde olacak.

Doku mühendisliğinden nasıl yararlanıyorsunuz?

Doku mühendisliği çeşitli sebeplerle yıpranan kaybolan organlara yedek organ üretmek. Mesela Cilt yaşlanmasına; yüzün yaşlanmasına baktığınızda temel problem yumuşak doku kaybıdır. 40 ya da 50 yaşındaki insanlarda ciddi bir kırışıklık yok ama deri gevşediği için sarkma var. Aslında sarkmadan da önemli olan derinin içindeki deriye yumuşaklık veren dokunun azalması, bir balon gibi sönmesidir. Bunun için yakın zamana kadar dokusal tedavileri kullanıyorduk. Yüzde gençliği veren o dolgunluğu vücudun başka yerinden doku naklederek çözüyorduk. Bunlar hakikaten genç görüntüyü de sağlıyordu. Ama yaptığı iş görüntüyü düzeltmekti. Şimdi kök hücrelerle yaptığımız şey onarıcı ve dolayısıyla kalıcı.

Çalışmalar ne zaman başladı?

2000'de hücresel tedavi İngiltere'de yeni başladığında bunun bir yayını yapmışlardı. Bunu yapan da plastik cerrah olduğu için ilgimi çekti. Babama "Nasıl yapılır acaba böyle bir tedavi var" diye sorduğumda cevabı "Çok basit" oldu. Ardından gelen "Bizde yapabilir miyiz" soruma da "Evet", cevabı aldım. Prof. Dr. Demir Tiryaki ve uzman biyolog Necati Fındıklı bir ekip kurarak çalışmaları başlattılar. Sonra da Türkiye'de ve dünyada "otolog kültüre fibroblast enjeksiyon" olarak patentini aldık.

Nerelerde kullanıyorsunuz bu kök hücreleri?

Şimdilik yüz ve göğüste kullanıyoruz. Yüzün yaşlanmasının temel göstergesi yüzün orta kısmında yanaklardaki dolgunluğun sönmesidir. Burun kenarı çizgileri, göz altı çizgileri, dudak etrafı, yüzdeki boşalmaları kök hücreden zenginleştirilmiş yağ ile onarıyoruz.

Kök hücre naklinin yağ naklinden ne farkı var, sonuçta ikisi de dolgu yapıyor?

Evet, ama yağ nakli sadece yağ dolgu, dolgu kendisini besleyemiyor ve zaman içinde kayboluyor. Bu yüzden şişkinlik yapacak kadar çok koymak gerekiyordu ve ay suratlar ortaya çıkıyordu. Şimdi kök hücrece zenginleştirilmiş yağ dokusu ile dolgu kendini besleyebildiği ve çoğalabildiği için daha kalıcı oluyor yani kök hücre hem dolgu yapıyor hem de neye ihtiyaç varsa ona dönüşüyor. Mesela kas hücrelerin arasına düşenler kas hücrelerini yeniliyorlar. Daha yukarıdakiler yağ dokuya karışanlar yağ dokuyu, derinin içine gelenler deriyi yenilerler. Damara ihtiyaç varsa damara dönüşüyorlar.

İyileşme süreci kaç gün sürüyor?

Kök hücre uygulamalarında yapısı gereği hücreler, iyileşmeyi hızlandırıcı etki göstermekte morarma daha az olmakta ve vücuda giriş yapılan deliklerde bile iz kalmamaktadır. Hasta yüz için 5 gün, meme için 3 gün içinde normal yaşantısına dönebilir.

Sonuçlar nasıl? Belirtiler anında mı yavaş yavaş mı ortaya çıkıyor?

İnanılmaz iyi. Dolgunluğu tabii ki anında görüyorsunuz. Hasta hemen mutlu oluyor. Daha da ötesi cildin kalitesi ve renginde de gelişme görülüyor. İşlemin kalıcılığı da çok fazla, iki senelik sonuçlar fevkalade hiç kayıp yok.