+90 (212) 230 9797

English

Göz Kapağı

ÜST GÖZ KAPAK AMELİYATI

Üst göz kapağı ameliyatları nispeten kolay ameliyatlardır.

Zamanla üst kapakta deri, kas sarkması ve yağ dokularında fazlalığa bağlı öne doğru fıtıklaşma hastalarda yorgun, iyi uyumamış bir ifade yaratır.

Bu yorgun ifade kaşları yapısal olarak aşağıda olanlarda daha belirgindir.

Üst kapak yaşlanma şikayeti ile gelen kişilerde ameliyatın başarı oranı kaşların pozisyonu ile çok ilgilidir.

Ameliyat öncesi görüşmede hastaya hastanın kaşlarının durumuna göre ameliyattan sonra ne kazanıp ne kazanamayacağı çok iyi anlatılmalıdır.

İlkinde hastanın göz kapaklarında fazla deri vardır ancak kaşları olması gerektiği yerdedir. İkinci durumda ise fazla deri olmasına rağmen kaşları aşağı düşmüştür, bu durumda yapılan ameliyat pek fazla gözükemediği için istediğimiz kadar iyi netice vermez.

Alınacak deri miktarı için 2 görüş vardır.

Amaç göz kapanacak kadar deriyi korurken çıkarılabilecek maksimum deriyi de çıkartmaktır.

Bazı doktorlar derinin ileride yerçekimi ile sarkacağını bunun için işaret edilenden biraz fazla yani 1–2 milim fazla deri çıkartılabileceğine, böylece uzun vadede daha iyi netice alacaklarına, inanmaktadırlar

Bizim fikrimiz ameliyat esnasında gözler kapalıyken işaretlediğimiz deri kadar (bu da kirpiklerden itibaren 10 mm den çizdiğim çizgi alt sınır ve pensetle havaya kaldırabildiğim fazla deri ile belirlenen miktar) çıkartmaktır.

Göz kapağı derisi, ince ve gevşek bir deri olduğu için bu ameliyatlardan sonra üst göz kapağında belirgin bir yara izi kalmaz.

Sadece üst göz kapağı yapılacaksa ameliyat ortalama 45 dakika sürer. Bu süre yapılacak işlere göre artabilir veya azalabilir, sadece deri çıkartılan ameliyatlar çok daha kısa sürer.

Göz kapağı ameliyatından ortalama 4 saat sonra hastayı evine yolluyoruz. Gözlerini ıslak gazlı bez ile korumasını operasyon olduğu günün akşamı da televizyon seyretmemesini rica ediyoruz.

Ertesi sabah kalktığı zaman üst göz kapağında bir şişlik olacaktır. Hastanın korkmaması gerektiğini bu ödemlerin normal olduğunu söylüyoruz.

Ameliyattan ikinci gün sonra bu şişmeye bir de hafif kırmızılık eklenir ki bu da son derece normaldir.

İlk 72 saatteki şişmeyi devamlı buz kompresleri ile engellemek mümkündür ve bunu yapan cerrahlar vardır. Ancak biz vücudun normal iyileşmesinin engellenmediği zaman iyileşmenin maksimumda olduğuna inandığımız için şişecekse şişsin ne olacaksa olsun diye yaklaşıyoruz.

Üçüncü günden 1. haftaya kadar ödemler süratle geçmeye başlıyor. Hastanın ödemler dolayısıyla gevşemiş derisi aynı hızda büzülemediği için 1. haftasından itibaren hasta az deri alındığını, biraz daha deri alınabileceğini ve fazlalıkların kaldığını düşündüğü bir döneme giriyor.

Deri tabi ki eninde sonunda büzülüyor ve kendini topluyor. Bu süre bazı hastalarda ortalama 1–1,5 ay sürmesine rağmen daha uzun süreler de alabiliyor.

Operasyonun 3. günü dikişlerin bir kısmını 1. haftada tümünü alıyoruz. Hastaya normal hayatına erken dönebilsin diye 8. veya 9. günden itibaren hafif makyaj izni veriyoruz.

ALT GÖZ KAPAĞI AMELİYATLARI

Alt göz kapağı ameliyatları üst kapak ameliyatlarına göre daha karmaşık ameliyatlardır. Çünkü alt göz kapağını yerçekimine karşı iki taraftan yani gözün iki kenarından yapışmış olan bir kas tutar.

Ameliyattan önce bu kas durumunu ölçmek çok önemlidir. Bu gayet basit bir muayenedir. Snap test dediğimiz alt gözkapağı aşağı doğru 3 saniye kadar tutulur sonra bırakıldığı zaman tekrar yerine gitme hızı ölçülür. Eğer hemen gidiyorsa yani 1 saniye içinde gidiyorsa problem yok demektir. Yavaş yavaş gidiyorsa zayıflamış buna göre bir askılama veya destekleme yapmak gerekir. Eğer göz kırpmadan yerine gidemiyorsa o zaman adale çok zayıflamış demektir. Yüzde yüz bunu askılayıp yan taraftan desteklemek gerekir.

Alt göz kapağı ameliyatlarında birçok farklı teknik vardır.

Biz zayıflamış adalelere yönelik, adaleyi germe, yukarı çekme veya horizontal planda germe gibi değişik teknikler uyguluyoruz. Bu tekniklerin avantajı da fizyololojik bir düzeltme yaptığımız için hem natürel olması hem de uzun vadede kendini koruması.

Alt göz kapağından yağ çıkartıp çıkartılmaması apayrı bir konudur. Şimdiye kadar klasik ameliyatlarda senelerce yağ çıkartılırdı. On sene önce bu yağların seneler geçtikçe hacim olarak azaldığı atrofiye olduğu onun için korunması gerektiği, eğer korunmazsa gözde aşağı çökme veya iskelet görüntüsü ortaya çıkabileceği öne sürüldü. Bunu yapmaya çalışan bir sürü teknik geliştirildi. Çok iyi neticeler alınmamakla beraber bugün bunu yapmaya devam eden bir sürü cerrah var.

Yeni geliştirilen MR aletlerinin kullanılmasıyla artık biliyoruz ki göz kapağının altında oluşan torbaların sebebi, bu yağ dokularının kendilerini saran zarları gevşeterek öne doğru çıkmalarının dışında yaşlanma ile hacimlerinin de artmasıdır. Yani bu yağlardan bir miktar kesip almak kalıcı bir tedavi için gereklidir ve klasik ameliyatla alay eden ve onu demode bulan yenilikçi grup her zamanki gibi gene yanılmıştır.

OPC OPC OPC OPC OPC OPC