E-mail:
E-bültene kayıt olun yenilikleden haberiniz olsun!
  Plastik Cerrahi > Vücut Ataçlama
Yüz Germe Meme Dikleştirme Alın-Şakak Germe
Aptos Lifting Erkeklerde Meme Küçültme Endoskopik Karın Germe
Meme Küçültme Göz Kapağı Kepçe Kulak
Meme Büyültme Burun Yara İzi
Meme Rekonstrüksiyonu Vücüt Ataçlama Liposuction

Vücut Estetiğinde Ataç Uygulamaları

Bilindiği gibi yaşlanma süreci içinde temelde yatan sebep gerek cilt gerek diğer dokuların gevşemesi ve dolayısı ile yerçekiminin etkisi ile aşağı doğru sarkmasıdır.

Yüzde bu problemin çözümü vucuda oranla daha kolaydır, çünkü sarkan dokuların ağırlığı fazla olmadığından nispeten kolayca geri asılabilirler.

Vücutta sarkma ön planda yerçekiminden en çok etkilenen, siluetimizin dışına çıkan organlarda yani kollarda göğüslerde ve popo bölgesinde göze çarpar. 

Plastik cerrahi yıllardır bu problemleri çözmek ve vücuda gençliği geri vermek için uğraşmaktadır. Bu konuda temel tedavi,  sarkan bölgelerin klasik bir ameliyatla gerilmesidir. Ancak bu işlemler özellikle orta yaşlar için çok radikal uygulamalar, çünkü özellikle popo ve kollarda ciddi izler kalmakta.

Bu yüzden son yıllarda tüm çabalar sarkan dokuların dolgu kullanılmadan ve ameliyat gerektirmeden tekrar eski yerlerine alınmasına odaklandı.

Bizimde temel amacımız ameliyat gibi radikal bir yöntem kullanmadan sarkıklıkların giderilmesi idi. Askı yöntemleri son zamanlarda tartışılan yöntemlerden bir. Ancak bu uygulamalar hep kısa süreli sonuçlar veriyordu çünkü iplikler canlı ve hareketli dokuları tutamıyor ve problem 6 ay içinde tekrarlıyordu.

Gelişen son ataçlama yöntemleri bu konuda bir adım. Gerçi ileri düzeyde sarkmalarda hala temel çözüm ameliyatla bu bölgelerin gerilmesi ancak ataçlama erken dönemde yakalanan olgularda bize bir alternatif sunuyor.

Burada önemli olan iki faktör var. Bunlardan birincisi gerek meme, gerek göğüs gerek ise popoda sarkmanın az olması.

İkinci çok önemli faktör ise sarkan bölgenin ağırlığı. Şişman hastalarda bu yöntem kullanılamıyor. Yani bu yöntem için ideal hasta şikayet bölgesindeki sarkması yeni başlamış zayıf hastalar.


KOL ASMA:
Kol sarkması yeni başlamış hastalarda yapılan uygulama şöyle. Uygulama günü birlik koşullarda hastanede yapılıyor. Tam bir narkoz gerektirmeyen bu uygulamada hasta hafifçe uyutuluyor, bu esnada kolları lokal anestezi ile ağrısızlaştırılıyor. Kolun üst kısmını çepeçevre saran bir ataç ile deri geriliyor, gerekirse hafif bir liposuction ile koldaki fazla ağırlık azaltılıyor. İşlem her kol için 20 dakika sürüyor ve hasta öğleden sonra hastaneden çıkabiliyor. 1 hafta kol bandajı uygulanan hasta 2 gün içinde işine dönebiliyor.


MEME ATAÇLAMA:
Bu operasyonda kol gibi hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılmakta. Ancak 2-3 cm’lik sarkmalarda söz konusu. Meme, ucundan itibaren sıra ile 3 adet ataç halkaya alınıyor. Bu halkalar  önce sıra ile yukarı doğru birbirine asılıyor.Son olarak tüm meme köprücük kemiği çevresinden dönen bir halkaya asılıyor. Hasta gene aynı gün eve dönebiliyor ve 2 gün sonra işine başlayabiliyor. Bu yöntemin avantajı hiç iz bırakmadan asmanın gerçekleştirilebilmesi. Dejavantajı ise sınırlı bir endikasyon alanı olması.


POPO ATAÇLAMA:
Bu bölge vücutta en zor bölgelerden bir tanesi. Çok hafif düzeyde sarkmalarda sadece şekil verici liposuction ile optik bir düzelme elde etmek mümkün. İleri düzeyde sarkmalarda gluteal kas altına aynen memede yaptığımız gibi bir silikon implant yerleştirmek gerekli olabiliyor.
Son zamanlarda gitgide popüler olan ataçlamada ise gluteal kas dediğimiz kalça kası kalça kemiğine elastik bir iplik ile tutturulmakta ve kendi üstüne toparlanmakta. Bu uygulamada meme ataçlaması gibi hastane şartlarında hafifçe uyku halinde yapılmakta. Sabah gelen hasta ameliyathane koşullarında hafifçe uyutuluyor, bölge önceden işaretlenen yüksekliğe 3 noktadan ataçlanıyor ve bir flaster ile destekleniyor. Geride herhangi bir iz kalmamakta zira bu  ugulamada iğne ile yapılmakta. Genellikle sonucu daha kalıcı kılmak için hafif bir liposuctionda uygulamaya ekleniyor.

Bu uygulamanın avantajı bir kesi gerektirmemesi. Ancak tabii ki hastaların beklentilerinin gerçekçi olması gerekiyor. Kilolu hastalarda ise bu yöntem kesinlikle uygulanmamalı.


ATAÇLAMA, APTOS LİFTİNG, İPLİKLE ASKILAMA
Turkiye’de bu adı geçen yeni yöntemlere çeşitli adlar veriliyor. Bunların kimi aynı işlemi tarif ederken kimi farklı ya da eski uygulamalar.

Aptos lifting: 1996 yılında Moskovalı bir plastik cerrah tarafından bulunan bu yöntemin adı ‘anti pitoz’ yani ‘anti sarkma’ teriminden geliyor. Çeşitli yeni iğneler ya da ince oltaları olan ataçları ilk kullanan  bu yöntemde son gelişmelerle kazanılan en önemli yenilik, dokunun kendi üzerine ataçlanması, yani belli ağırlıkta bir dokunun kendi ağırlığında başka bir dokuya asılması. Tek noktaya dikişle asılan yöntemlerden bir önemli üstünlüğü bu. Aptos ataçları dokuya sadece özel bir igne ile yerleştirildiğinden bir kesi ve izde olmuyor.

Ataçlama: Tüm doku asma yöntemleri bu şekilde adlandırılabilir. Ancak yakın zamana kadar ülkemizde uyguladığımız yöntem dokuların, örneğin kaşların bir iplik ile yukarılarda bir yere dikişlenerek asılması şeklinde idi. Dikiş yöntemi doğası gereği bu doku hızla aşağı kaymakta idi. Bu uygulama ameliyathane şartlarında, hem bir kesi , hem de dikiş atılarak uygulanıyordu. Bu nedenle  aptosa göre daha uzun sürmekte idi.

Bu tanımlardan biri  İplikle askılama. Bu son yıllarda sıklıkla telafuz edilen ve her türlü mini askı işlemini içeren bir tanım. Ancak örneğin altın ipliklerle askılama yöntemi artık kullanılmamakta.

Aptos lifting avantajları:
Hemen görülen etki
Kesi ya da iz olmaması
Narkoz kullanılmaması
Tek bölge uygulamalarının ameliyathane gerektirmemesi
Uygulama sonrası hemen hayata dönüş
Uygulama sonrası özel bölgeler dışında ağrı olmaması
Düşük ameliyat ve enfeksiyon riski


Riskleri:
Uygulama lokal anestezi ile yapılacaksa bu esnada iğne ağrısının duyulması
Yabancı cisim reaksiyonu
Yüzeyel uygulanırsa olsa ataçların görünebilir olması
İleri düzeyde sarkmış ciltlerde etkisiz olması
Aşırı ya da yetersiz düzeltme
Hastanın aşırı beklenti içinde olması


Kimler bu uygulama için uygun?
Aptos lifting için en uygun hastalar cilt tonusları tamamen kaybolmamış, orta yaşı aşmamış hastalar.
Hastaların şişman olması çok önemli bir dezavantaj.
Meme uygulamalarında sarkmanın 2-3 santimi aşmaması çok önemli. Bunun üzerinde mastopeksi gerekli hale geliyor.
Popo bölgesinde aşırı yağ birikimi olmaması gerekiyor. Bu tip hastalarda bazen liposuction da uygulamaya eklenerek daha kabul edilebilir sonuçlar almak mümkün.
Kolda çok ince deride çok kalın deride bizim için dezavantaj. İnce deride iplikler görünebiliyor. Kalın deride ise gene liposuction ve ataç kabul edilebilir bir çözüm. Aşırı sarkmış ciltlerde ancak ameliyat yeterli estetik görüntüyü verebilir.


Ameliyat sonrası nelere dikkat etmek gerekiyor?
Ameliyatlar sonrası hastaların kesinlikle 2-3 hafta spordan uzak durması gerekiyor.
Ameliyat bölgesine 4 gün boyunca yoğun buz uygulanmalı.
1 hafta antibiyotik uygulanmakta
Bölge 2 hafta boyunca kesinlikle masajlanmamalı, ya da kuvvetli bir travmaya uğramamalı
2-3 gün bölgedeki bandajlar çıkana kadar bölge yıkanmamalı
Meme ameliyatının bir özelliği 2 hafta boyunca sürekli bir sporcu sütyeni giyilmesi gerektiği
Popo ameliyatında özellikle 2 hafta oturur ve kalkarken ya da gündelik hayatın akışında ani ve hızlı hareketlerden kaçınılmalı.




 
 


Meme büyütme operasyonu, kadının meme boyut ve şeklinin daha güzelleştirilmesi için uygulanan cerrahi bir yöntemdir. Meme büyütme: kadınlarınvücut hatlarını güzelleştirmek için, hamilelik sonrası küçülen memelerin ve meme boyutlarında görülebilen farklılıkların düzeltilmesi için uygulanabilir.
 


Artık daha hızlı ve acısız biçimde tüylerinizden sonsuza kadar kurtulmak mümkün. OPC’de kullanılan teknolojideki son lazer aleti CUTERA ND-YAG size alternatif çözümler sunuyor.
Oymak Plastik Cerrahi Teşvikiye Cad. Bayer Apt. No:143 K:6 Nişantaşı / İSTANBUL
Tel: 0212.230 97 97 - 0212.241 75 43 Faks: 0212 240 59 04